25 Aralık 2009 Cuma

BloXoo yeni girişimciler arıyor!

BloXoo;

• Blog dünyasını yakından tanıyan,
• BloXoo’nun iş geliştirme stratejisine katkıda bulunabilecek,
• Yenilikçi,
• Gelişmeye ve geliştirmeye istekli;
• Editöryel sorumlulukları üstlenebilecek

yeni girişimcilere kapısını açıyor…

Başvuru için: info@bloxoo.com

16 Aralık 2009 Çarşamba

Söz Sırası Bencuya'da...

Merhabalar,
BloXoo’da “Günün blogu röportajları”na kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Bu röportajımızın konuğu, "ben-cu.blogspot.com"un yazarı Metin Bencuya.

Direk sözü Metin Bey'e bırakıyoruz. Biz röportajı yaparken çok keyif aldık. Sizlerin de aynı keyfi alacağınızı umuyoruz...

1.Kimdir Metin Bencuya? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Metin Bencuya, kendisine BloXoo tarafından gösterilen ve üzerine bir numara büyük gelen teveccühe alışmaya çalışan, sıradan biridir. Robert College ve sonrasında Boğaziçi Üni. Makine bölümünü bitirdikten sonra mesleğini yapmak yerine ticarete atılmış biridir. Aile şirketinde ithalat ihracat işlerini yürütür. Yeni evli, eşini çoook seven biridir. Spordan gerçek anlamda! keyif alan, hayatının ilk 25 yılında pek yapmadığı için şimdi açığı kapatmak adına her fırsatta seyahat etmeye çalışır. Ve tabii ki şaşırtıcı olmayacaktır ama okumayı da bir kitap kurdu sayılmasam da çok severim.

2.
Ne kadar süredir blog yazıyorsunuz?

Blog yazmaya 2009 Temmuzunda başladım. Birkaç arkadaşım bloglarında bir şeyler paylaşıyorlardı. Bu fikir hoşuma gitti ve ben de ara ara düşünüp sonra unuttuğum şeyleri kayıt altına alma ihtiyacı hissettim.

3.BloXoo’da blog kategoriniz kişisel olarak geçiyor. Neden kişisel?

Az evvel de söylediğim gibi ben aslında bir günlük veya bir hatıra defteri gibi başladım. Her hangi bir konuda (futbol, yemek, gezi, ekonomi vs.vs.) uzman olmadığıma göre aslında yazabileceğim tek konu kendi aklımdan geçenler. Dünyaya kendimce bir bakışım var. İyinin doğruluğun galip geleceğine inananlardanım.

4.Her yerde olmaya çalışan aslında hiçbir yerdedir…”. Sloganınız bir hayli çarpıcı. Özel bir hikayesi var mı?

Bu slogan aslında internette izlediğim çizgi film şeklinde bir sunumdan esinlenerek ortaya çıktı. Çizgi karakter Dr.Quantum’u izlerseniz quantum fiziğinin ve eskiden gelen; gerek uzak doğu olsun gerek mısır ve orta doğu tüm spiritualist felsefelerle birbirine çok yakın bulgular bulduğunu görüyoruz. Buna göre madde veya onun bir başka şekli olan enerji hakkında, bir izleyici gözlemlemediği zaman olası konumlarından hangisinde olma ihtimali hakkında konuşulabilir ancak bir gözlemci maddeyi gözlemlediği andan itibaren madde sadece tek bir yerdedir. Yani sonuç tüm spititüel bakış açılarının söylediği gibi “bir yerde olabilen aslında her yerdedir ve her yerde olmaya çalışan aslında hiçbir yerdedir.” Ben fikirlerimle farklı platformlarda münazaralara girip kendime bir kapsama alanı yaratma amacında değilim. Sadece kendi özelimde fikirlerimi paylaşmaktan keyif alan biriyim. Bu düşünceden hareketle, bloguma da isim bulmuş oldum.


5.Blogunuzu diğer bloglardan farklı kılan özellik nedir?

Blogumu diğer bloglardan farklı kılan tek şey benim blogum olması Ben görüşlerimi paylaşıyorum. Yani şunu demek istiyorum, elbetteki kendi blogumdan daha da keyifle okuduğum bloglar var, ve benim blogum sadece benim görüşlerimi yansıtması yönüyle diğerlerinden farklı.

6.Bir blog yazarı olarak okuyucularınız arttıkça üretkenliğinizde iyi ya da kötü yönde değişimler oluyor mu?

Bu cevap vermesi zor bir soru aslında. Okuyucular arttıkça tabiî ki insan bundan haz duyuyor. Herkes beğenilsin veya beğenilmesin birileri okusun diye yazdığı yazılara bir tepki bekler ve fark edilmek ister. Ancak şu da bir gerçek ki okuyucu profili sadece bizi çok iyi tanıyan ve yanlış anlamayacağınızı düşündüğümüz birkaç arkadaşımızı aşıp farklılık gösterdikçe yazarın yazdığıyla ilgili kaygısı artıyor. İlk yazıları direk yazıp hiç bakmadan ortalığa fırlatırken sonradan bunlar anlaşılır mı diye zaman zaman geri döndüğüm oluyor.

7.Elbette ki Türkiye’den ve de dünyadan takip ettiğiniz bloglar vardır. Bunlardan birkaçını bizlerle paylaşır mısınız?

Türkiye’den takip ettiğim birkaç arkadaşımın blogu var: acemi-kalem , rachelle reklamlar, ayrıca da tanımamakla beraber hoşuma giden sufi-saja,yabancı blog olarak düzenli takip ettiğim blog pek yok ...

8.Türkiye’de ve dünyada gün geçtikçe hızla popülaritesi artan blogların geleceği hakkındaki düşünceleriniz neler?

Bloglar bireyselleşme açısından çok faydalı. Hatta üretkenlik o kadar iyi ki efsane olan ve çok sevdiğim hikayeyi hatırlatmak istiyorum. Bazı büyük gazeteler bir futbol blogundan haberleri kaynak göstermeksizin yayınlamaya başlar, bunun üzerine blog kasıtlı olarak şaçma sapan bir haber yapar ve aynı büyük gazeteler o haberi de gerçekliğini kontrol etmeksizin yayınlarlar. Malum blog bir sonraki update’in de “copy-paste basın bunu da yazın” der ve durumun tamamen düzmece olduğunu açıklar. Bu da gösteriyor ki bloglar yeri geliyor mass medyanın yerini alabiliyorlar. Bu iyi bir amaca hizmet için kullanıldığında müthiş bir potansiyel demek. Ayrıca yüz yüze veya topluluk karşısında düşüncelerini ifade etmekte çekinenler veya günlük hayat akışında ifade etmek istedikleri düşüncelerini yayabilecek dilediğince geniş platform bulamayanlar için harika bir fırsat. Nasıl ki internet üzerinden flört, alışveriş, gazete okumak, iddaya girmek, iş yapmak ve buna benzer birçok faaliyet nasıl sürekli artan trendde ise internet üzerinden kişisel yayın yapmak önü alınamayacak kadar hızla artacak kanaatindeyim ...

9.Blog yazarlarının sahip olduğu farklı bloglar olabiliyor. Sizin “ben-cu.blogspot.com”un dışında blogunuz var mı? Varsa neden farklı çatılarda, farklı bloglar?

Ben-cu dışında ortaklık yaptığımız bir arkadaşlık blogumuz var. İsmi sen-tez. Bu blog da her hafta bir kelime, bir kavram seçiyoruz ve o kelimeyle ilgili, bir yazar yazısını yazıyor ve diğer herkes
ben-tezini yazıyor. Örneğin kelime “sabır” ise o hafta her birimiz kendimize sabır’a dair bir hafta sürecek bir kişisel gelişim egzersizi belirliyoruz. Yani konuyu kendi çapımızda sen-tezliyoruz :) ...



10.BloXoo ile ne zaman ve nasıl tanıştınız? BloXoo’yu ve de blog dünyasını nasıl tanımlarsınız?

BloXoo ile tanışalı çok uzun olmadı çünkü blogla tanışalı da daha çok olmadı. Bence bir şeyler paylaşan insanların kendine kendisi gibi bir şeyler paylaşan ve paylaşılanın değerini bilecek muhatap bulması açısından harika bir proje. Blog dünyası iyisiyle kötüsüyle, sahtesiyle harbisiyle, gerçek bir dünya. Aklınıza gelebilecek her türlü insani his bu dünyanın içinde de mevcut...

11.BloXoo’da blogunuz günün blogu oldu. Sizce günün blogunun artıları var mı? Varsa neler?

Günün blogu olmanın artık artı mı alırsınız eksi mi bilmiyorum ama kişinin sırtına bir anda sorumluluk yüklüyor. Bir kere insanlar “neymiş bakalım” diye bakıyor ve insan doğası, doğal olarak “işte budur” hissi oluşuyor insanda. Tabi aslında nedir yani?? Sonunda her Allahın günü bir blog günün blogu seçiliyor. Ama en azından insanlara yapabildiğinin en iyisini sunma isteği doğuyor ...

12.Bir gün blogunuz çok fazla hit yaparak yüksek rakamlara satın alınmak istense, cevabınız ne olur?

Eğer benim yazmaya devam etmem şartıylaysa tabii ki hayır. Hehehe. Ben bloga reklam bile almıyorum, yanlış anlaşılmasın alana sonsuz saygım var ama kendi adıma konuşayım, amacım paylaşmak yerine daha fazla kişiye ulaşmayı sağlamaya döndüğü anda kalitemin düşeceğine eminim. Ticari bir beklentisi olmasına rağmen kalitesini sürdürebilen kişilere de mevzuyu daha fazla algıladıkça hayranlığım artıyor...

Sevgiler...

BloXoo Editörleri