“Günün Blogu” yankıları devam ediyor. Günün blogu ile keşfedilmeyen cevherler bir bir ortaya çıkıyor.
03.04.2009 tarihinde günün blogu olan Hafif Tarifler’in kurucusu Gülfem Işıklar'dan bir teşekkür e-postası aldık. Hafif Lezzetler’in günün blogu olduktan sonra daha çok kişiye ulaştığını belirterek, memnuniyetini dile getiriyordu. Bu da bizim aklımıza yeni bir fikir getirdi: “Günün Blogu” röportajları… Günün blogu ile bir nevi keşfedilen, kitlelerini genişleten blogcularla röportajlar yapabileceğimizi düşündük. İlk röportajımızı Gülfem Hanım ile gerçekleştirdik. Günün blogunun getirdikleri, blog dünyası ve de BloXoo hakkında çok renkli bir sohbet gerçekleştirdik. Buyrun, bu keyifli söyleşimizi siz de okuyun:
1. Bize biraz kendinizden bahseder misin?
Hafif Tarif’te de yazdığım gibi: 29 yaşında, İstanbul’da yaşayan, bilgisayar mühendisi, yemek yapmayı ve yemeyi seven araştırmacı bir kişilik. Şu an doktora yapmaya devam ediyorum, Bilgisayar Mühendisliği alanında.
2. Aşçılık konusunda herhangi bir eğitiminiz var mı ya da ileride bu konu ile ilgili profesyonel olarak birşeyler yapmayı planlıyor msunuz?
Bu konuda profesyonel bir eğitim almadım. Ama kısa süreli workshop tarzı eğitimlere gitmeyi çok istiyorum. Hatta bu aralar bütün yemek kursları çok ilgimi çekiyor. Aşçılığa profesyonel olarak girişebileceğimi hiç düşünmüyorum; ama zaman neler gösterir hiç bilinmez değil mi? : )
3. Yemek blogu yazmaya nasıl karar verdiniz? www.hafiftarif.com nasıl doğdu?
Doktora yapanlar iyi bilirler; en üretken olduğunuz 26-30 arası yaşlarda bazen kendinizi çok verimsiz hissedersiniz. İşte öyle bir dönemde, bloglarla çok yakından ilgilenen ve kendi blogları olan iki arkadaşımın desteğiyle başladım Hafif Tarif’e. Yemek her zaman ilgimi çeken bir konuydu. Yemekle ilgili hemen hemen tüm kaynakları; kitapları, dergileri, televizyon programlarını ve son yıllarda da hepsinden daha zengin ve eğlenceli bulduğum blogları takip etmeyi seviyorum.
4. Blogunuzu diğer bloglardan farklı kılan özellik nedir?
Gerçekten çok fazla sayıda yemek blogu var. Bunlardan bir kısmı, zaten çoğumuzun artık bildiği çok zengin içerikli ve başarılı bloglar. Bir kısmı daha amatör, kendi ailelerine veya misafirlerine yaptıkları tarifleri sunan bloglar. Amatör ve son derece başarılı bulduğum blog sayısı da o kadar çok ki. En büyük problemim, onları istediğim gibi takip edememek. Amatör-profesyonel; hepsi çok büyük takdiri hakediyor.
Hafif Tarif’in yeri biraz daha farklı. Hafif Tarif’te kendi tariflerim de bulunuyor; ama daha ziyade Türkiye dışındaki gelişmeleri, farklılıkları, değişik tarifleri aktarmaya çalışıyorum. Amacım: “Bir levrek fırında en iyi böyle yapılır.” demek değil. “Bakın levreğin ortasını yarıp patates doldurmuşlar.” veya “Bakın levreği küp küp doğrayıp soteleyip fırına vermişler.” demek, yeni çıkan yaratıcı mutfak aletleri hakkında bilgi vermek, beslenme konusunda son günlerde iyi kaynaklarda çıkan makaleleri/araştırma sonuçlarını paylaşmak, çok güzel bulduğum yemek fotoğrafçılığı örneklerini vermek. Akademik kariyer yaptığımdan dolayı, çok değişik ülkeler görme şansım da oluyor. Gittiğim ülkelerde bizzat kendi çektiğim fotoğraflarla hazırladığım bilgilendirici postlarım var. Kısacası tek amacım var: Yemek dünyasıyla ilgilenenlerin ufkunu açmak.
Bunu yapmak için, dünya çapında kabul görmüş yayınları ve en iyi yemek bloglarını sürekli takip ediyorum. İngilizce, Fransızca ve biraz İtalyanca bildiğim için, bu dilde yazılan bilgileri topluyorum. Bunları Türkçe’ye çeviriyorum ve kaynaklarıyla birlikte siteme koyuyorum. Anlayacağınız yabancı yemek sitelerine Türkiye’den okuyucu kazandırıyorum : ) Ayrıca, yazdığım konuda/tarifte, başka bir yemek blogunda iyi bir bilgi varsa; ona da link veriyorum.
Hafif Tarif’in bir diğer önemli özelliği ise, tarifleri kalori değerlerine göre sınıflandırmak. Tariflerde kullanılan ölçülerin hepsini, gram cinsinden belirleyip; kalori tablolarındaki değerlere göre ince ince hesap yapıyorum.
5. Blogunuzda daha çok hafif tarifler yer almakta. Yazın yaklaştığı şu aylarda hafif tarifler konusu bayağı ilgi odağı; ama sizin bu konuyu seçmenizdeki neden nedir?
Yemekle bu kadar haşır neşir olan birinin, arada diyetlerle ilgilenmemesi imkansız tabii ki: ) Başlangıçta sadece hafif tarifler verme amacıyla yola çıkmıştım. Diyet yapanlar veya hafif yemek isteyenler için bir kaynak olsun istemiştim. O yüzden kalori değerlerini de tek tek hesaplamıştım. Ama sonradan, hem tariflerin, hem de diğer konuların yelpazesi oldukça genişledi. “Nasılsa her yemeğin kalorisini hesaplayıp veriyorum, yüksek kalorili olandan da az yiyiveririz.” diye düşündüm : ) Yine de şerbetli hamur tatlıları, ağır kızartmalar veya 8 yumurta sarısı ile yapılan tariflere rastlayamazsınız. Zaten kendi yemeyeceğim tarifi kesinlikle koymuyorum.
6. Blogların, özellikle de yemek bloglarının geleceği hakkındaki görüşleriniz neler?
Yemek bloglarının sayısı korkunç bir hızla artmakta. Korkarım ki, birçoğu arada kaynamakta. Bazı bloglar yemekle ilgili çok güzel aylık dergiler çıkartmaya başladılar. İçinde birkaç blog yazarının tarifleri, bazılarının araştırma yazıları oluyor. Bunları son derece başarılı buluyorum. İleride bu dergilerin sayısının artacağını ve daha geniş kitlelere ulaştırılması için yollar bulunacağını düşünüyorum. Bence yemek blogu sahipleri kendi kafalarına uygun üçerli beşerli gruplar oluşturup; bu şekilde yayınlar çıkartacaklar.
7. Yemek kategorisi konusunda takip ettiğiniz yayınlar ya da bloglar var mı? Varsa neler?
Öncelikle yemekle ilgili çıkan kitapların birçoğunu okuyorum. Eskiden, bu kadar blog yokken, yemek dergileri de ilgimi çekerdi; ama artık takip edemiyorum. Dünyanın en iyi 50 blogu seçilen yabancı yemek bloglarını takip ediyorum. Yeni trendleri öğrenmek için; NY Times, Herald Tribune gibi gazetelerin sağlık ve yemek bölümlerine bakınıyorum. Sitemde sevdiklerim linkini güncel tutmaya çalışıyorum. Sevdiğim bloglar oradalar. Orada olmayıp, takip ettiklerim de var tabii.
8. Türkiye’de blog yazarlığı hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce gereken önem veriliyor mu ve de gereken ilgi gösteriliyor mu?
Ben ve çevrem; blog yazarlarına gerekli önemi gösteriyoruz. Çevremdekiler Internet dünyasıyla çok ilgili insanlar oldukları için, bu soru için çok objektif bir yorum yapamayacağım sanırım.
9. BloXoo ile ne zaman tanıştınız?
BloXoo ile Blograzzi olduğu zamanlarda tanışmıştım. Mazimiz 1 sene kadar; çünkü benim de blog dünyasıyla kaynaşmam üzerinden sadece 1 sene geçti. Hafif Tarif öncesinde takip ettiğim birkaç blog dışında, blog dünyasında çok aktif değildim.
10. BloXoo’yu ve de blog dünyasını nasıl tanımlarsınız?
BloXoo, her konuda çok sayıda blogu ve sahibini bir araya getiren çok önemli bir ortam. Blog dünyası ise, son 1 senedir içinde olduğum; birçok arkadaş edindiğim, ufkumu çok geliştiren sıcak bir ortam. Ayrıca çoğunlukla samimi bir ortam olduğunu düşünüyorum.
11. 03.04.2009 tarihinde BloXoo’da günün blogu oldunuz. Bu size artılar sağladı mı? Sağladıysa bunlar neler?
Evet, bana artılar sağladı. Bir anda çok sayıda yeni insan blogumu gördü, çok güzel yorumlar aldım. Ayrıca blogların kategorilenmesi son derece kullanışlı. İstediğim alanda istediğim blogu, çok rahat bir şekilde bulabiliyor ve sahibiyle kolayca iletişime geçebiliyorum.
12. Bir gün blogunuz çok fazla hit yaparak yüksek rakamlara satın alınmak istense, cevabınız ne olur?
Blogu yine aynı çizgide yapmaya devam edeceksem, neden olmasın?
Sevgiler...
BloXoo Editörleri
18 yorum:
Darısı başımıza :), Güzel bir blog yakında 4 ay evde yalnız kalacağım ve bu blogdaki tariflerden birkaçını mutfakta yapmaya çalışacağım bakalım nekadar yetenekliyim ...
güzel bir aktivite başlatılmış. tebrikler:)
Öncelikle söyleşi yapılan ilk blogcuyu tebrik ederim. Bence iyi bir uygulama olacak, editör yorumunun kısıtlanmış bilgisi yerine gerçek ve samimi söyleşi sonucunda alınan bilgiler çok daha yararlı olacaktır. Hemde yeni blogculara güven ve ilham verecektir.
Teşekkürler.
Böyle sistemler güzel bence hem ayın hemde yılın blogu olmalı ben ayın veya yılın bloglarının üyelerin seçmesinden yanayım.
Röportaj kişilere heves verecek bir olay . Güzel bir düşünce tebrik ederim.
Başarılı bir blog. Kendisini tebrik ediyorum. BloXoo ekibinide teşekkürler. Günün bloğu ile röportaj güzel bir fikir.
Bloxooyu kutluyorum. Çok güzel bir söyleşi olmuş.
ilginç...
bundan önce günün blogu seçilenlerin başı kel mi?
bende röportaj fikrini destekliyorum...iyi çalşmalar.
darısı bizim basımıza
güzel bir düşünce devamı gelmesi dileğiyle
Haksızlık ama bize.Önceden günün blogu olmuş blog shiplerinede mikrofon uzatmanız lazım! :D
Bu roportaj isi cok iyi bi fikir, herkesle yapmalisiniz. Benden baslayabilirsiniz.
röportaj fikrini çok beğendim,blogcuların birbirini tanımasını en iyi yolu umarım sıra bana da gelir:)Bu arada hafiftarif.com benim sık kullanılanlarımda yer alan çok güzel bir blog sahibini tanımak beni ayrıca mutlu etti
Hafif tarifler sitesini seviyorum. Başarılar...
Dediğiniz gibi ufkumuzu açacak bilgiler sunmaya devam edin lütfen...
“Bir levrek fırında en iyi böyle yapılır.”denek değil...
Farklı bir bakış açısı yakalama fikriniz çok hoş. Sizinle; benim ve benim gibi insanların ihtiyacı olduğuna inandığım bir bakış açısını paylaşmak istiyorum.
Genelde yemekle ilgilenen kişiler yemek yemekten ya da yemek yapmaktan büyük keyif ve tad alan kişiler oluyor. Bu yüzden de her nekadar farklı olma çabasında olunsada iş ya diyet yada düşük kalori hesabına dönüyor ve tüm bunların en lezzetli nasıl olabileceği üzerine kafa yoruluyor. Oysa birde mecbur olduğu için çok yemek yiyenler ve hatta yine mecbur olduğu için yüksek kalorili yemek yiyenler var. Sporcular gibi... Peki genel inanışın aksine çok yemek yemekten tad ve keyif almayan bu insanlara ne önerirsiniz? Nasıl bir bakış açısı sunabilirsiniz? sunabilirsiniz?
Yorum Gönder