25 Aralık 2009 Cuma

BloXoo yeni girişimciler arıyor!

BloXoo;

• Blog dünyasını yakından tanıyan,
• BloXoo’nun iş geliştirme stratejisine katkıda bulunabilecek,
• Yenilikçi,
• Gelişmeye ve geliştirmeye istekli;
• Editöryel sorumlulukları üstlenebilecek

yeni girişimcilere kapısını açıyor…

Başvuru için: info@bloxoo.com

16 Aralık 2009 Çarşamba

Söz Sırası Bencuya'da...

Merhabalar,
BloXoo’da “Günün blogu röportajları”na kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Bu röportajımızın konuğu, "ben-cu.blogspot.com"un yazarı Metin Bencuya.

Direk sözü Metin Bey'e bırakıyoruz. Biz röportajı yaparken çok keyif aldık. Sizlerin de aynı keyfi alacağınızı umuyoruz...

1.Kimdir Metin Bencuya? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Metin Bencuya, kendisine BloXoo tarafından gösterilen ve üzerine bir numara büyük gelen teveccühe alışmaya çalışan, sıradan biridir. Robert College ve sonrasında Boğaziçi Üni. Makine bölümünü bitirdikten sonra mesleğini yapmak yerine ticarete atılmış biridir. Aile şirketinde ithalat ihracat işlerini yürütür. Yeni evli, eşini çoook seven biridir. Spordan gerçek anlamda! keyif alan, hayatının ilk 25 yılında pek yapmadığı için şimdi açığı kapatmak adına her fırsatta seyahat etmeye çalışır. Ve tabii ki şaşırtıcı olmayacaktır ama okumayı da bir kitap kurdu sayılmasam da çok severim.

2.
Ne kadar süredir blog yazıyorsunuz?

Blog yazmaya 2009 Temmuzunda başladım. Birkaç arkadaşım bloglarında bir şeyler paylaşıyorlardı. Bu fikir hoşuma gitti ve ben de ara ara düşünüp sonra unuttuğum şeyleri kayıt altına alma ihtiyacı hissettim.

3.BloXoo’da blog kategoriniz kişisel olarak geçiyor. Neden kişisel?

Az evvel de söylediğim gibi ben aslında bir günlük veya bir hatıra defteri gibi başladım. Her hangi bir konuda (futbol, yemek, gezi, ekonomi vs.vs.) uzman olmadığıma göre aslında yazabileceğim tek konu kendi aklımdan geçenler. Dünyaya kendimce bir bakışım var. İyinin doğruluğun galip geleceğine inananlardanım.

4.Her yerde olmaya çalışan aslında hiçbir yerdedir…”. Sloganınız bir hayli çarpıcı. Özel bir hikayesi var mı?

Bu slogan aslında internette izlediğim çizgi film şeklinde bir sunumdan esinlenerek ortaya çıktı. Çizgi karakter Dr.Quantum’u izlerseniz quantum fiziğinin ve eskiden gelen; gerek uzak doğu olsun gerek mısır ve orta doğu tüm spiritualist felsefelerle birbirine çok yakın bulgular bulduğunu görüyoruz. Buna göre madde veya onun bir başka şekli olan enerji hakkında, bir izleyici gözlemlemediği zaman olası konumlarından hangisinde olma ihtimali hakkında konuşulabilir ancak bir gözlemci maddeyi gözlemlediği andan itibaren madde sadece tek bir yerdedir. Yani sonuç tüm spititüel bakış açılarının söylediği gibi “bir yerde olabilen aslında her yerdedir ve her yerde olmaya çalışan aslında hiçbir yerdedir.” Ben fikirlerimle farklı platformlarda münazaralara girip kendime bir kapsama alanı yaratma amacında değilim. Sadece kendi özelimde fikirlerimi paylaşmaktan keyif alan biriyim. Bu düşünceden hareketle, bloguma da isim bulmuş oldum.


5.Blogunuzu diğer bloglardan farklı kılan özellik nedir?

Blogumu diğer bloglardan farklı kılan tek şey benim blogum olması Ben görüşlerimi paylaşıyorum. Yani şunu demek istiyorum, elbetteki kendi blogumdan daha da keyifle okuduğum bloglar var, ve benim blogum sadece benim görüşlerimi yansıtması yönüyle diğerlerinden farklı.

6.Bir blog yazarı olarak okuyucularınız arttıkça üretkenliğinizde iyi ya da kötü yönde değişimler oluyor mu?

Bu cevap vermesi zor bir soru aslında. Okuyucular arttıkça tabiî ki insan bundan haz duyuyor. Herkes beğenilsin veya beğenilmesin birileri okusun diye yazdığı yazılara bir tepki bekler ve fark edilmek ister. Ancak şu da bir gerçek ki okuyucu profili sadece bizi çok iyi tanıyan ve yanlış anlamayacağınızı düşündüğümüz birkaç arkadaşımızı aşıp farklılık gösterdikçe yazarın yazdığıyla ilgili kaygısı artıyor. İlk yazıları direk yazıp hiç bakmadan ortalığa fırlatırken sonradan bunlar anlaşılır mı diye zaman zaman geri döndüğüm oluyor.

7.Elbette ki Türkiye’den ve de dünyadan takip ettiğiniz bloglar vardır. Bunlardan birkaçını bizlerle paylaşır mısınız?

Türkiye’den takip ettiğim birkaç arkadaşımın blogu var: acemi-kalem , rachelle reklamlar, ayrıca da tanımamakla beraber hoşuma giden sufi-saja,yabancı blog olarak düzenli takip ettiğim blog pek yok ...

8.Türkiye’de ve dünyada gün geçtikçe hızla popülaritesi artan blogların geleceği hakkındaki düşünceleriniz neler?

Bloglar bireyselleşme açısından çok faydalı. Hatta üretkenlik o kadar iyi ki efsane olan ve çok sevdiğim hikayeyi hatırlatmak istiyorum. Bazı büyük gazeteler bir futbol blogundan haberleri kaynak göstermeksizin yayınlamaya başlar, bunun üzerine blog kasıtlı olarak şaçma sapan bir haber yapar ve aynı büyük gazeteler o haberi de gerçekliğini kontrol etmeksizin yayınlarlar. Malum blog bir sonraki update’in de “copy-paste basın bunu da yazın” der ve durumun tamamen düzmece olduğunu açıklar. Bu da gösteriyor ki bloglar yeri geliyor mass medyanın yerini alabiliyorlar. Bu iyi bir amaca hizmet için kullanıldığında müthiş bir potansiyel demek. Ayrıca yüz yüze veya topluluk karşısında düşüncelerini ifade etmekte çekinenler veya günlük hayat akışında ifade etmek istedikleri düşüncelerini yayabilecek dilediğince geniş platform bulamayanlar için harika bir fırsat. Nasıl ki internet üzerinden flört, alışveriş, gazete okumak, iddaya girmek, iş yapmak ve buna benzer birçok faaliyet nasıl sürekli artan trendde ise internet üzerinden kişisel yayın yapmak önü alınamayacak kadar hızla artacak kanaatindeyim ...

9.Blog yazarlarının sahip olduğu farklı bloglar olabiliyor. Sizin “ben-cu.blogspot.com”un dışında blogunuz var mı? Varsa neden farklı çatılarda, farklı bloglar?

Ben-cu dışında ortaklık yaptığımız bir arkadaşlık blogumuz var. İsmi sen-tez. Bu blog da her hafta bir kelime, bir kavram seçiyoruz ve o kelimeyle ilgili, bir yazar yazısını yazıyor ve diğer herkes
ben-tezini yazıyor. Örneğin kelime “sabır” ise o hafta her birimiz kendimize sabır’a dair bir hafta sürecek bir kişisel gelişim egzersizi belirliyoruz. Yani konuyu kendi çapımızda sen-tezliyoruz :) ...



10.BloXoo ile ne zaman ve nasıl tanıştınız? BloXoo’yu ve de blog dünyasını nasıl tanımlarsınız?

BloXoo ile tanışalı çok uzun olmadı çünkü blogla tanışalı da daha çok olmadı. Bence bir şeyler paylaşan insanların kendine kendisi gibi bir şeyler paylaşan ve paylaşılanın değerini bilecek muhatap bulması açısından harika bir proje. Blog dünyası iyisiyle kötüsüyle, sahtesiyle harbisiyle, gerçek bir dünya. Aklınıza gelebilecek her türlü insani his bu dünyanın içinde de mevcut...

11.BloXoo’da blogunuz günün blogu oldu. Sizce günün blogunun artıları var mı? Varsa neler?

Günün blogu olmanın artık artı mı alırsınız eksi mi bilmiyorum ama kişinin sırtına bir anda sorumluluk yüklüyor. Bir kere insanlar “neymiş bakalım” diye bakıyor ve insan doğası, doğal olarak “işte budur” hissi oluşuyor insanda. Tabi aslında nedir yani?? Sonunda her Allahın günü bir blog günün blogu seçiliyor. Ama en azından insanlara yapabildiğinin en iyisini sunma isteği doğuyor ...

12.Bir gün blogunuz çok fazla hit yaparak yüksek rakamlara satın alınmak istense, cevabınız ne olur?

Eğer benim yazmaya devam etmem şartıylaysa tabii ki hayır. Hehehe. Ben bloga reklam bile almıyorum, yanlış anlaşılmasın alana sonsuz saygım var ama kendi adıma konuşayım, amacım paylaşmak yerine daha fazla kişiye ulaşmayı sağlamaya döndüğü anda kalitemin düşeceğine eminim. Ticari bir beklentisi olmasına rağmen kalitesini sürdürebilen kişilere de mevzuyu daha fazla algıladıkça hayranlığım artıyor...

Sevgiler...

BloXoo Editörleri

21 Ekim 2009 Çarşamba

BloXoo'da Puan Devrimi

Merhabalar,

BloXoo'da her zamanki gibi yenilikler bitmedi, bitmeyecek!

BloXoo'da uzun bir süredir tartışılan bir konu var: BloXoo puanları. Kimileri puanların neye göre hesaplandığını merak etti; kimileri sıralamaları adaletsiz buldu, kimileri ise hallerinden gayet memnunlardı.

BloXoo olarak biz bunlara seyirci kalmadık elbette... Uzun bir süredir bu konuda bazı araştırmalar ve testler yaptık. Nasıl bir algoritma ile kullanıcılarımızı memnun edebilir ve doğru bir sıralamayı yakalayabiliriz diye uğraştık. Sonunda çalışmalarımız meyvesini verdi ve BloXoo puanı için yepyeni bir algoritma geliştirildi. Bu yeni algoritma ile artık bu tartışmalar son bulacak ve herkes hak ettiği puanlara sahip olacak. BloXoo'da puanlar bloglarınızın gördüğü ilgiyi daha gerçekçi yansıtacak ve bir gecede binlerce sıra düşüp ertesi gün tekrar çıkmaktan dolayı oluşan baş dönmeleri de son bulacak.

Yeni puanlamayı görmek için geri sayım başladı! Çok yakında BloXoo puanlarınız yeni değerlere ulaşmış olacak... Bekleyin!

Sevgiler,

06 Temmuz 2009 Pazartesi

Bloxoo Fikirlerinizle Gelişmeye Devam Ediyor

Merhabalar,

Öncelikle hepinize iyi haftalar diliyoruz.

BloXoo sizlerin fikirkleri ve de önerileri ile gelişmeye devam ediyor. BloXoo Fikir Havuzu, fikirlerinizle dolup taşmaktadır. Önümüzdeki günlerde, Bloxoo’ya değer katacak fikirler ele alınmaya başlanacak ve kabul edilen fikirleri hayata geçirmek üzere teknik ekibimiz çalışmalara hemen başlayacaktır.

BloXoo olarak siz değerli kullanıcılarımıza tavsiyemiz; geç kalmadan sizin de BloXoo Fikir Havuzu'na fikirlerinizi sunmanız ve de sizlere verilen oyları, Fikri Havuzu’nda hayata geçmesini istediğiniz fikirler için kullanmanızdır. Blog dünyasının nabzını tutan BloXoo, sizlerden gelen fikirler doğrultusunda emin adımlarla yoluna devam edecektir.

Bunun dışında bir konuda not düşmek istiyoruz. Blog profillerinizde ve de arama sonuçlarında görünen bloglarınızın ekran görüntüsü, bu görüntüleri almak için kullanmış olduğumuz servis sağlayıcısındaki problemden dolayı geçici bir süreliğine kaldırmıştır. En kısa süre içerisinde bu sorun giderilecektir.

Sevgiler…

BloXoo Editörleri

30 Haziran 2009 Salı

BloXoo Fikir Havuzu

Merhabalar,

BloXoo ekibi hiç hızını kesmeden yeniliklere ve de geliştirmelere devam ediyor.

İşte karşınızda BloXoo Fikir Havuzu:

Artık siz değerli BloXoo üyeleri de fikirlerinizi ve de önerilerinizi bizlerle paylaşabileceksiniz. Paylaşmakla kalmayarak, bu paylaşımlarınızı kullancıların oyuna sunabilir yada paylaşılan diğer fikir/önerileri oylayabilirsiniz. Bu sayede sizler de BloXoo'nun gelişiminde aktif roller üstlenmiş olacaksınız.

En çok oy alan fikirler , biz BloXoo editörleri tarafından değerlendirilecek ve ardından uygun görülen fikirleri hayata geçirmek üzere yazılım ekibimiz hemen çalışmalara başlayacaktır.

BloXoo Fikir havuzunda her bir BloXoo kullancısının oyu 20 ile sınırlıdır. Kullanıcılarımızın oyladığı öneri/fikirler kabul edildiğinde, bu oylar kullanıcılara geri verilmektedir. Böylelikle sunulan fikirler arasından en değerliler seçilmiş ve oylar gerçekten değerli fikir/önerilere gitmiş olacaktır.

Haydi BloXoo'cular, şimdi söz sırası sizde !!! BloXoo sizlerin fikirlerini bekliyor...

Sevgiler...

BloXooEditörleri

27 Mayıs 2009 Çarşamba

BloXoo'da Yine Yenilikler, Yeni Yenilikler...

Merhaba Sevgili BloXoo’cular,

BloXoo’da yenilikler bitmedi, bitmiyor ve bitmeyecek...

Bir süre önce BloXoo'da gerçekleşecek yeniliklerden bahsetmiş, bir kısım değişiklikler ile ilgili sizlere ufak tüyolar vermiştik. Geriye kalan değişiklikler ise sizin için sürpriz olsun istedik.
İsterseniz lafı fazla uzatmadan BloXoo’daki değişikliklerden ve de yeniliklerden birkaçına değinelim:

Forum: BloXoo Forum, BloXoo’nun vazgeçilmezlerinden...
BloXoo Forum'da artık paylaşımlarınızı ve de fikirlerinizi farklı kategoriler altında sunabileceksiniz. Kategorilendirme istemeyen BloXoo’cuları unuttuk mu sanıyorsunuz? Tabii ki hayır! Sizin için forum sayfası ilk açıldığında başlıklar daha önceki gibi sıralanmaktadır. Sayfanın sağında yer alan kategorilerden filtreleme yaparak; istediğiniz kategorinin başlıklarına göz atabilirsiniz. Bunun dışında bir yenilik daha: artık BloXoo Forum’da kendi yazdığınız yorumları da silebileceksiniz.

BloXoo Live:“BloXoo Live” ile BloXoo kullanıcılarının güncel aktivitelerini gözlemliyorduk. “Eeee bu eskiden de vardı!” dediğinizi duyar gibiyiz. Farkı; BloXoo’daki profil sayfanızda artık “BloXoo Live” daki aktivitelerinizi de görebileceksiniz. Artık kendinize hakim mi olmaya çalışırsınız, yoksa “Ne pasif kalmışım, biraz sosyalleşeyim!” mi dersiniz; orasını en iyi siz bilirsiniz.:)

Okuma Odası: Bu oda sizin bildiğiniz odalara benzemez. Bu öyle bir oda ki, saatlerce bu odadan çıkmak istemeyeceksiniz. BloXoo’nun “Okuma Odası”nda, hem BloXoo’nun popüler bloglarından önerilen yazılarla, hem de daha binlerce blog yazısıyla buluşmaya hazır olun.

•Artık Twitter, Friendfeed, Facebook ikonlarımız ile bu platformlardaki Bloxoo gruplarımızı takibe almak çok kolay!

Aynı Telden Bloglar/Blog Yazarları: BloXoo’da takip ettiğiniz blogların yanı sıra keşfedilmeyi bekleyen binlerce blog olduğunu biliyorsunuzdur. Peki BloXoo’da favori bloglarınızı gezerken tarzınıza uygun, sizinle aynı telden çalan bloglarla da tanışsanız nasıl olur? BloXoo akıllı bir sistemle, favorilerinize eklediğiniz ve yorum yazdığınız bloglara bakarak kendi tarzınızdaki blog ve blog yazarlarını tanımanızı sağlıyor. Aynı telden bloglar ve de blog yazarları ile artık yepyeni blog ve blog yazarları ile tanışmaya hazır olun!

Arama: BloXoo’nun araması artık çok daha detaylı. Bloglarda, içeriklerde, forumda ve kullanıcı aktivitelerinde aradığınızı bulamamak gibi bir ihtimaliniz eskiden varsa artık yok.

Arkadaşını davet et: Yapılan bir araştırmaya göre, arkadaşlarınızın Bloxoo’dan haberdar olduğunuzu ve onlara haber vermediğinizi öğrenmeleri durumunda sizle bir daha konuşmak istemedikleri görülmüş ve bu büyük tehlikeyi ortadan kaldırmak için yeni bir özellik eklenmiştir.
BloXoo’nun yeni özelliği olan “Arkadaşını davet et” özelliği ile, e-posta hesabınızda kayıtlı arkadaşlarınızı kolaylıkla BloXoo’ya davet edin.

•Son eklenen Blog Yazıları:: Son eklenen blog yazıları artık kategorilere ayrıldı. Anasayfadan, istediğiniz kategorideki son yazıları görüntüleyebileceksiniz.

Yeniliklerimiz bunlarla sınırlı değil. Buyrun sizleri buradan BloXoo turuna alalım.
Yenilikler, güzellikler ve daha nicesi...

Bizi takip etmeye devam edin!

Sevgiler...

BloXoo Editörleri

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Şİmdi Söz PuCCa'da...

Merhabalar,
BloXoo’da “Günün blogu röportajları”na tam gaz devam ediyoruz.
Bu röportajımızın konuğu, birçoğumuzun okumaktan keyif aldığı PuCCa.

PuCCa’nın o şahane anlatımı dururken bize fazla laf düşmez. Sizleri PuCCa’ya yakışır şahane bir resimle süslenen keyif dolu röportajımızla başbaşa bırakıyoruz. Buyrun:


1. Bize biraz kendinizden bahseder misin?

Az öz kalmış has İzmir kızıyım diyebilirim. Medya sektöründe çalışıyorum, daha doğrusu çalışmaya çalışıyorum ama bir türlü dikiş tutturamıyorum. Aynı dikişi aşkta hiç tutturamıyorum. Kredi kartı borçlarım, bir türlü rayına oturtamadığım işlerim, vermem gerek 5 kilo, tek tük beyazlayan saçlarım ve hiçbir zaman evlenemeyeceğim korkusuyla yaşayıp gidiyorum...


2. Ne kadar süredir blog yazıyorsunuz?

İki buçuk sene oluyor...

3. Neden kişisel tarzda yazılar yazmayı terih ettiniz?

Kendim için yazıyordum, insanlara söyleyemediğim içimde kalan, beni kemiren sonra da yüzümde kocaman sivilceye dönüşen sıkıntıları yazarak rahatlıyorum çünkü..

4. Blogunuzu diğer bloglardan farklı kılan özellik nedir?

2 buçuk sene once bir çok farklı özellik sıralardım.. Ama gördüğüm 4 blogdan biri bu şekilde oldu.. Eskiden kişisel bloglar yedim içtim tuvalete gittim tarzındaydı. Ya hayatları mükemmel ötesiydi, paraları var, aileleri mükemmel, sevgilileri bradd pitt, dürüstlük onların göbek adı… “Arkadaşlarla bugün starbucksa gittik, frapiçinomuzu içerek deliller gibi eğlendik ehi ehi” tarzları yada” ölüyorum bitiyorum, insanlar çok kötü bir ben iyi, aldatıldım, ihanetin meyvesini hamken yedim piştim” gibi arabesk yazılar vardı. Onlardan artık bana öörrk gelmişti resmen.

5. Blogunuz birçok blog okuyucusunun favorisi. Sizi beğenenler arttıkça yazı üretkenliğinizde iyi ya da kötü yönde değişimler oluyor mu?

İyi yönde bir etkisi yok maalesef. Bir süre sonra orayı okuyan nedense sahipleniyor. Bunu yaz, şunu yaz, bunu böyle yazma, şöyle yapma diye komutlar vermeye başlıyor. Ben seni okuyorsam sen benim istediklerimi yapmalısın gibi sapıkça bir istek doğuyor kimi insanlarda.. Oranın kişisel bir blog olduğunu unutup, Kanal D’nin gündüz kuşağı programı zannediyorlar..

6. Kendi kategorinizde yada farklı kategorilerde takip ettiğiniz bloglar var mı? Varsa neler?

Çok sayıda var. Buraya bir yazmaya başlasam fuuuuu.. Ama teknoloji bloglarını sevmiyorum, daha doğrusu okusam da bir şey anlamıyorum..

7. Blogların, özellikle de sizin tarzınızda olan kişisel kategorideki blogların geleceği hakkındaki görüşleriniz neler?

Özellikle kadın blogcular, sevgililerine bloglarını söyledikten sonra çok uzun sürmüyor o blogun yayında kalması. İçten yazmayı bırakıyor, yapmacık yapmacık “aşkım böcüm cücüğüm böbüşüm yerim gıdını dıdını” İnsanları hem sıkıyor bu yazılar hem de kendisi sıkılıyor. Bir süre sonra kapanıyor blog. Yani eğer kadın bloggerlar çenelerini sıkı tutup, “blogum var 10 izleyicim olmuş süperim ben al sevgilim oku, alın arkadaşlarım okuyun bunu” yapmazlarsa kişisel blogların ömrü daha uzun sürer.. Dikkat edin kimliğini saklayan kişilerin blogları daha uzun süreli.. 2 buçuk senedir aralıksız yazmamın tek nedeni bu. Bir tane sevgilim biliyo olsaydı zaten.. yemek bloguna dönüştürürdüm orayı..

8. Nick olarak neden PuCCa? Sizin için özel bir anlamı var mı?

Arkadaşım Amerika’ya gitmişti, dönüşte sana benzeyen bişi getirdim diyerek bu çizgi filmin oyuncağını getirmişti. Daha Türkiye’de yayınlanmıyordu, Sonra öyle msn nickim PuCCa oldu, o şekilde devam etti..


9. “PuCCa Günlük” isimli en popüler bloglar arasında yer alan blogunuzun alan adı “passiflora-rapunzel.blogspot.com”. Neden passiflora-rapunzel; PuCCa’ya dair bir alan adı neden kullanmadınız?

Blogu ilk açarken depresyondaydım.. passiflora içiyordum, rapunzel gibi kendimi kuleye hapsolmuş hissediyordum.. İşin trajik yanı saçlarım uzun bile değildi, yani o kadar vahim durumdaydım.. Zaten ilk açtığımda blogu bambaşka amaçlar için açmıştım.. Önce şiir falan yazdım, sonra eski sevgilimin eşcinsel olduğunu falan yayayım, buradan onu rezil edeyim, photoshopla pis pis şekillere sokayım onu demiştim.. Nasıl depresyonsa artık(?) manyak manyak düşüncelerim vardı. Sonra kendime geldim günlüğe dönüştü orası...

10. “PuCCa Günlük” ün dışında 2 farklı bloga daha sahipsiniz: “Puccaysam günahım ne?” ve “PuCCa- düşünce” . Neden 3 ayrı blog ve de bloglarınız arasındaki farklar neler?

Bir tanesine kısa kısa dörtlüklerimi yazıyorum. O biraz daha arabesk. Diğerine ise aşktan meşkten hariç mevzuları..

11. Bloglarınızda birçok sarışın eski dönem aktristlerinin resimlerine yer veriyorsunuz. Bu ilginizin özel bir nedeni var mı?

Marilyn hayranıyım. İlk açtığım günden itibaren onu resimlerini koyuyordum. Cüzdanımda bile kadının resmini taşıyorum. Çok salakça ama hayatım ona benzetiyorum, alakası bile yok ama kendimi bildim bileli bir Norma yaşatıyorum içimde..

12. BloXoo ile ne zaman tanıştınız?

Bir seneyi geçmiştir sanırım.. Evet evet baya geçmiş hatta...

13. BloXoo’yu ve de blog dünyasını nasıl tanımlarsınız?
Açık konuşmak gerekirse bloxoo forum bölümünün çok açıkları var. Daha fazla kişinin denetlemesi lazım sanırım.. kaç sene geçti hala eksikler devam ediyor.. Onun dışında birçok blogu ordan tanıdım.. En basitinden Siminya’yı orda görüp okumaya başladım. Blogum hacklendiğinde orası sayesinde Buz cevheriyle tanışıp yeniden toparlamıştım blogumu. Blog adına bana kattığı şeyler yadsınamaz bloxoonun.. Blog dünyası ise herkesi, her şeyin aynı tip olması beni bazen sıkıyor..

14. BloXoo’da iki blogunuz da günün blogu oldu. Sizce günün blogunun artıları var mı? Var ise neler?

Artı 5, tebrikler, bana da beklerim ve favoricilerin hepsi kımıl kımıl dolanıyor profilde.. Bunun dışında elbet artıları var, kendi bloglarım için diyemem ama bir çok değişik blogu bu sayede tanıdım. Zaten günün blogunun formatı bu, yeni bloglar tanımak için bulunmaz fırsat..

15.
Bir gün blogunuz çok fazla hit yaparak yüksek rakamlara satın alınmak istense, cevabınız ne olur?

Önce bir şaşırırım, kim naapsın benim fanfinilerimi yazdığım blogu diye.. Sonra alırım parayı ohh gelsin zara, gitsin mango...


Sevgiler...

BloXoo Editörleri